İzmir Fotoğraf Kulübü

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • black color

Siteden Haberler

Trenle Tarihi Kente Yolculuk, İzmir Fotoğraf Kulübü üyesi 35 fotoğraf sevdalısı, gezilerine tren yolculuğuyla başladılar. Selçuk, Efes, Buharlı Lokomotif Müzesi ve Şirince’yi fotoğraflamanın sevincini yaşadılar.Gezi sırasında Buharlı Lokomotif Müzesi’nde Bulunan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kullandığı beyaz özel treni duygusal anlar yaşandı. Kentyaşam - Yeni AsırEfestenhaberler

Tuz Gölü ve Göreme Gezisi

Açıkçası uzun zamandır bu kadar uzak kilometreli bi geziye gitmemiştim. Sanırım içimdeki tatlı heyecanın nedeni de buydu. Gezi öncesi özellike katılacak kişilerin belirlenmesi konusunda ufak bir kargaşa yaşanmış olsa da gezi günü, bir arkadaşımızın kendi özel nedenlerinden dolayı katılamaması dışında, tam zamanında herkes hazır bekliyordu. Daha önceden planlandığı gibi 10 nisan saat 22:00' de teker döndü ve Tuz Gölüne doğru yolculuk başladı. İlk etapta yeni tanışan 2 grubun hemen kaynaşması beklenmezdi ama beklediğimizden daha sıcak daha samimi bir arkadaşlık başladı. Belki de toplamda yapılan 1700 km üzerindeki yolculuğun keyifli geçmesinin en büyük nedeni karşılıklı anlayış ve samimiyetti.
Ve teker döner..
Yolculuk rotası ilk önce Tugutlu, Salihli, Uşak, Ayfon üzerinden Polatlı'ya kadar uzandı. Hem şöförlerin dinlenmesi hem de acıkan karınlarımızın doyurulması için Polatlı tam biçilmiş kaftandı. Kendimizi yol üzerinde bulunan bir lokantaya atıp kahvaltımızı ettik.. Bu arada güneş aydınlığını yavaş yavaş gökyüzüne vermeye çalışırken, aydede de kendi köşesine gizliden gizliye gidiyordu. Daha fazla zaman kaybetmemek adına kısa bir süre sonra tekrar yola çıkıp Tuz gölüne doğru ilerlemeye başladık. Yola çıkmadan önce 2 yoldan tuz gölüne ulaşma şansımız vardı. Haymana veya Ankara üzerinden varabilirdik. Ankara yolu uzun olmasına rağmen yol güvenliği ve durumundan dolayı bu yolu seçtik. Henüz güneş yüzünü yeni göstermişti ki Polatlıyı terkeder terketmez bizi Temelli Göleti karşıladı. Bir anda direksiyonu sağa kırıp oradaki park alınına yanaştık. Sabah tazeliğini göletin üzerinde oluşturduğu sis tabakası ile bize hissettiriyordu. Fotoğraf Makinelerinin çantalardan çıkıp ciddi anlamda deklaşöre basıldığı ilk yer Temelli Göleti oldu. Keşke etrafını çevreleyen tel örgüler olmasaydı da daha değişk açılardan göleti ve hemen üzerine doğan güneşi fotoğraflayabilseydik. Daha yolumuz vardı ve gitmek gerekliydi diye düşünüp yola koyulduk...

Polatlı Haymana Yolu ve sonrasında Ankara çevre yolunu takip ettik. Bu arada bizim ile yolda buluşacak olan Ankaralı arkadalarımız ile irtibata geçtik ancak onlar çoktan yola koyulmuşlardı. Devamında Ankara-Aksaray yolu hedefimiz olan Tuz Gölüne ilerlemeye başladık. Yoldaki bir dinlenme tesisinde hem arkadaşlarımız ile buluştuk hem de küçük bir dinlenme fırsatı yakaladık. Burada bazı arkadaşlarımız bir fotoğraf yarışması için belli bir kamyon markasının fotoğraflarını çekmeye çalışsa da pek başarılı olamadılar ama yolculuk boyunca sürecek olan kamyon fotoğrafı esprisinin temelini attılar.


Ve Tuz gölü kendini sağ tarafımızda kendini yavaş yavaş belli etmeye başlamıştı. İlk dikkatimizi çeken sol tarafımızdaki tepelerin kristal gibi parlaması oldu. Hepimizin aklına normal olarak tuz nedeniyle parladığı geldi ama sonradan oradaki toprak yapısından kaynaklandığı ve tuz ile bir alakasının olmadığını öğrendik. Şereflikoçhisara girdiğimizde saat 8:30 civarıydı. Tuz gölünün dibindeydik ama tam anlamıyla kenarına nasıl gideceğimizi bulamıyorduk. Kasaba halkından yardım istedik ama ya istediğimizi soramadık ya da anlaşamadık. En son benzinliğin birine girip sorumuzu doğru dürüst sorup içinde bolca "dimdirek" kelimesi bulunan bir cevap aldık. Gerçekten de direkleri takip ederek kıyıya doğru ilerledik. Koyuncu Kaldrım Tuz işletmesine vardık. Kapıdaki güvenliğe derdimizi anlattık. O da işletme içinde sarı bir binayı işaret ederek gideceğimiz yönü gösterdi. Sarı binanın penceresinde bizi karşılayan bir bayan içeri girmemizi ve misafirleri olmamızı söylüyordu. Bizde arabadan inip binanın içine doğru ilerlemeye başladık. En son kendimizi İşletmenin Genel Müdürü Sayın Hasan Keleş'in Odasında bulduk. Oldukça mütevazi bir şekilde Tuz ve tuz Gölünün fotoğrafları ve haritaları ile dekore edilmiş oda da daha kendimize yer bulamdan bir iki dakika içinde Hasan Bey'in misafirperver yaklaşımı ile karşılaştık. Hasan Bey bizim ile o kadar ilgilendi ki bu ilginin karşısında hepimiz şaşkına döndük. Tuz Gölü ile ilgili ne kadar karacahil olduğumuzu gösterdi. Ne kadar yanlış ve kötüleyen fikirlerin pompalandığını ve bunların önüne geçilemediğinden bahsetti Hasan Bey. Şuan bir çok arkadaşımda gibi ben de Tuz ve Tuz gölü ile ilgili bir sürü önemli konunun farkındayım. Daha sonra Hasan bey önderliğinde tuz yataklarını erken saatler olmasına rağmen gezdik ve vir sürü teknik bilgi edindik. Bu arada asıl düşüncemiz fotoğraf içinde alt yapı oluşturduk. Akşam üstü güneş batmadan önce nerelere gelebileceğimizi ve alternatiflerini artık biliyorduk. Öğlene doğru Hasan Bey'den iznini istedik Şereflikoçhisar'a karnımızı doyurmak için yol aldık.

Şereflikoçhisar Tuz Gölünün dibinde olmasına rağmen turistik bir yapıda değil. Sora sora yemek yiyeceğimz bir yer bulup ilçede azda olsa gezme şansını yakaladık. Akşam üstü tekrar Tuzgölüne doğru yola çıktığımızda yerel gazeteden birkaç kişi bizim ile röportaj yapmak istedi. Bizde onları kırmadık. Ancak devamında gelişen olaylar bizi bir nebze olsa da üzdü. Güvenlik sebebiyle arttırılan önelmeler sonucu güvenlik güçleri tarafından kısa süren bi kimlik soruşturması geçirdik. Herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadık. Ama bizimle röportaj yapan gazetenin internetteki sayfasında şöyle bir haber ile karşılaştık. Biz bu durumdan şikayetçi değildik ama öyle gösterilmiştik. Daha sonradan ilgili gazeteye ulaşıp durumun öyle olmadığını izah etmeye çalışsakta haberin artık yayınlandığını ve değiştirilemeyeceği yanıtını aldık. İlgili Emniyet amirliklerine ulaşıp olayın gerçeğinin öyle olmadığını, bizim öyle düşünmediğimizi ilettik. Tuz Gölü kenarına tekrar döndüğümüzde havanın bulutsuz olması ve çok azda olsa rüzgarın varlığı biraz bizi etkilemişti. Ama hiçbişey moralimizi bozamayacağını düşünerek ekipmanlarımızı sırtlanıp sahil şeridine güzelce yerleştik. Güneşin batışı gerçekten ayrı bir güzel. Şu an gölde su olduğu için aldığımız fotoğraflar aslında bize pek yabancı değildi, temmuz ayında tekrar gelme sözünü vererek güne batışı ardından tekrar yola koyulduk. Bu sefer hedefimiz Nevşehir Göreme'ydi.Nevşehire Gece 22:30 civarı girdik ve yine karnımızı doyuracak bir yer aramaya koyulduk. Bu seferde gece mesailerinde bulunan polislerin yardımı ile karşılaştık. Biz yemeğimizi yerken bizim için kalabileceğimiz yer araştırdılar hatta gidip pazarlıklarını bile yaptılar. Sonrasında kalacağımız yere kadar yol gösterdiler. Sabah 5:30 kalk borusuna kadar dinlenme molası verdik.

Sabah 5:30 olduğunda tekrar tam kadro Göremeye doğru yola çıktık. Amacımız balonların havalanmadan önceki hallerini yakalayıp fotoğraflamak, onları izlemek, fikir bilgi sahibi olmaktı. Ve tamda düşündüğümüz gibi oldu. göreme içinde indiğimiz vadide 10 civarında balon havanmak için hazırlanıyordu. Daha güneşin doğmadığı saatlere yapılan hazırlık çalışmaları çok güzel fotoğraflar çekmemize olanak tanıdı. Güneşte doğudan yavaş yavaş kendini göstermeye başladığında havalanmış olan balonlar gökyüzünü daha da güzel süslemeye başladı. Eksi derecelerde olan hava sıcklığını hepimiz unutmuştuk. Hava biraz daha aydınlanıp ve balonlar uzaklaşınca Göreme'ye dönüp, çay bahçesinde menüsünde domates peynir zeytin bulunan bir kahvaltı ettik. Keyifli kahvaltının üzerine Üçhisardaki kaleyi de gezip Göreme'yi üstünden görme şansını yakaladık. Artık geri dönme zamanıydı ve tekerin tekrar ama bu sefer geri dönmesi gerekiyordu.

Tekrar yola çıktık. bu sefer Ankara Polatlı üzerinden gitmek yerine Konya üzerinden gitmeyi seçtik. Konya Ovasının geçmek bilmeyen dümdüz yolunda Sultanhanı Kervansarayını gezip yolumuza devam ettik. Oldukça yorgun düşmüştük ve hepimizin halinden belli oluyordu. Konyada son molamızı verip İzmir'e doğru yol almak için koltuklardaki yerimizi aldık. Gece 23:30'dan sonra İzmir içinde yavaş yavaş evlerimize tüm yorgunluk ama aldığımız keyiflerle dağıldık.

Sanırım bütün ekibi en çok sevindiren olay, hiçbir şekilde bir uyumsuzluğa düşmememiz ve daha öncede söylediğim birbirimize karşı saygı ve samimiyetimizi kurmamız oldu. Tekrar benzer geziler ve organizasyonlar ile görüşmek üzere... Teşekkürler
Son Güncelleme ( Pazartesi, 27 Nisan 2009 18:09 )  

Yorumlar  

 
+1 #9 sonmex 2009-04-19 10:19 Quoting yusuf çelik:
şereflikoçhisar kasaba değil 50.000 nüfuslu bir ilçedir


Yusuf bey ilginiz için teşekkür ediyoruz, ilgili düzentmeyi hemen yaptık…
 
 
0 #8 yusuf çelik 2009-04-19 02:01 şereflikoçhisar kasaba değil 50.000 nüfuslu bir ilçedir
 
 
0 #7 levent35 2009-04-15 17:25 gezide emeği geçen ve uyum içinde olan herkeze selam saygı ve sevgilerimle herşey mükemmeldi sevgili aydın hocamızda yaşananları çok güzel dile getirmiş değerli zamanı ve emeği için ayrıca teşekkürler
daha nice gezilere
 
 
0 #6 sonmex 2009-04-15 14:01 Quoting Sailor:
Dilim döndüğü elim yazdığı kadarı ile içimden geçenleri yazmaya çalıştım… umarım kimseyi kırmamış şaşırtmamışımdı r…


ben kırıldım sana aydncım

Süper yazmışsın ellerine sağlık tekrardan
 
 
+1 #5 Sailor 2009-04-14 23:27 Dilim döndüğü elim yazdığı kadarı ile içimden geçenleri yazmaya çalıştım… umarım kimseyi kırmamış şaşırtmamışımdı r…
 
 
+1 #4 sonmex 2009-04-14 19:59 Quoting necmi.alagas:
Sayın Aydın kardeşim Fotoğrafçılığın gibi Yazarlığında süpermiş, sanırım gezinin güzel geçmesinin sebeplerinden biride gruptaki her arkadaşın tatlı,güzel ve kendine has meziyetlerinden kaynaklanıyor.Tabi herkesin önceliklerini ön plana çıkarmadan uyum içersinde ve anlayışta bulunması çok güzeldi.Tekrar herkese teşekkür ederim.


Biz teşekkür ederiz abicim, gezi sırasından babacan tavırlarınız ve yaklaşımınız için…
 
 
+2 #3 necmi.alagas 2009-04-14 16:00 Sayın Aydın kardeşim Fotoğrafçılığın gibi Yazarlığında süpermiş, sanırım gezinin güzel geçmesinin sebeplerinden biride gruptaki her arkadaşın tatlı,güzel ve kendine has meziyetlerinden kaynaklanıyor.Tabi herkesin önceliklerini ön plana çıkarmadan uyum içersinde ve anlayışta bulunması çok güzeldi.Tekrar herkese teşekkür ederim.
 
 
+2 #2 sonmex 2009-04-14 00:11 Aydınım ellerine sağlık, çok güzel yazmışsın… Okurken bile bu kadar şey yaptık mı diye kendi kendime sormadan edemedim

1700km yol ve yüzlerce hatta binlece fotoğraf (Mutlu 16gb'lık hafıza kartının %90 doldurmuştu ben gördüm)

Herşey için herkese sonsuz teşekkürler…

Bu arada Dimdirek artık unutulmaz bir anı olarak belleklerimize kazınmış oldu
 
 
+3 #1 Nurcan 2009-04-13 23:22 Hocam,

Ellerine sağlık, yaşadıklarımızı o kadar güzel anlatmışsın ki…

Okurken o anları düşündüm ve yüzümdeki tebessümle karşılaştım

Her anı ile çok keyif aldığım inanılmaz güzel bir geziydi…

Herşey için çok teşekkürler…

Dimdirek, soldan soldan yola devam
 

Giriş Formu



Anketler

İzmir Fotoğraf Kulübü olarak Fotoğraf Kursu açalım mı?
 

Editörün Seçimi


Gölge Oyunu
Ekleyen: WebEyes

Etkinlik Takvimi

previous month Temmuz 2010 next month
P S Ç P C C P
week 26 1 2 3 4
week 27 5 6 7 8 9 10 11
week 28 12 13 14 15 16 17 18
week 29 19 20 21 22 23 24 25
week 30 26 27 28 29 30 31

Etkinlik Listesi

Olay yok

Kimler Sitede

Şu anda 26 konuk çevrimiçi

Kimler Online

Yok

İstatislikler

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün201
mod_vvisit_counterDün370
mod_vvisit_counterBu Hafta1197
mod_vvisit_counterGeçen Hafta2100
mod_vvisit_counterBu Ay8673
mod_vvisit_counterGeçen Ay8687
mod_vvisit_counterToplam174888

Reklamlar

Reklam

toolbar powered by www.mit3xxx.de