
Sabahın 06:00'ında yarım göz uyanıp önceki akşamdan hazır olan çantamı kaparak "Eyvah! Geç kaldım!" düşüncesi ile alalacele yola çıktım. Durak bomboştu pazar sabahının vermiş olduğu rehavetle. Bir tarafatan nasıl bir gün geçireceğimi düşünürken, diğer taraftan da tek gözüm ile uyumaya devam ediyordum. Sonunda kendimi belediye otobüsüne atıp toplanma yerimiz olan Konak Meydanı'na doğru yola koyuldum.
Diğer gözümü de açtığımda fotoğraf için uykularından çok rahat feragat edebilecek insanların arasında buldum kendimi. Fazla geçmeden bizi bergamaya götürecek araçta gelmişti.
Ekibi, Karşıyaka yol üzerinden binecek arkadaşları da alıp tamamlayarak yola çıktık. Sebat Turizm'e ait dinlenme tesislerinde ufak bir mola verip günnü ilk çayını içip ilk poaçasını ısırma fırsatını yakaladık. Belki de bu sanal ortamdan biraz uzaklaşıp yüzüyüze gözgöze kulak kulağa arkadaş olmaya başlamamızdaki ilk adımdı.
Bergama'ya vardığımızda saat 09:00 civarıydı ve bizden bir gün önce gelen grup kahvaltısına başlamıştı. Bizde az önce yediğmiz poaçaları unutup güzel bir kahvaltının içine daldık. Ancak bu arada aldığımız bir haber az da olsa moralimizi etkiledi. Daha önceden bize bildirilen gezi programında bir değişiklik olmuştu ve haberi bize o an bildirilmişti. Gezinin Allanoi ayağı güvenlik nedenlerinden dolayı iptal edilmişti. Moralimizi yüksek tutmaya çalıştık ve Allanoi yerine Asklepion'a gitme kararı aldık.
Kahvaltı sonrasında otel önünde diğer grup ile birlike bir hatıra fotoğrafının içinde yer aldık ve yola koyulduk. Asklepion'da olduğumuz sürece güneş çok sert ve tepemizdeydi. Bulutlar ise güneşin önünde durmaktan oldukça uzak çekingen bir haldeydiler. Gölge yerler ararken bütün günümüzün modeli olacak olan arkadaşımız Gamze'yi keşfettik. O sert güneşin altında, o tarihi yerlerin içinde tertemiz bir yüz oldu Gamze bizim için.Asklepion'u gezip hafif hafif acıkmaya başladığımızı hissettiğimizde Saat 13:00'ı biraz geçiyordu. Oradan ayrılıp Bergama'ya karnımızı doyurmaya indik. Tüm ekibi bir yerde doyurmanın zaman alacağını düşünerek parçalara ayrıldık. Bizim grubun gittiği yerde Bergama köftesinin güzelin yediğimizi düşünüyorum. Kimseden olumsuz bir tepki almadık, özellikle de uygun fiyatlı olması yüzümüzü daha da güldüren bir sonuç oldu.
Yemek sonrası tüm ekip toplanıp gezinin devamına nasıl devam edeceğimizin kararını aldık. Bergama sokaklarını gezmek isteyen arkadaşlar bir an önce ara sokaklara dalıp bizen ayrıldılar. Diğer grup olarak, daha önceden planladığımız gibi Akrapol'e çıktık.
Akrepol'e Bergama içindeki oklar yardımı ile, devamnında 3-4 km'lik ince, dar asfalt bir yolu takip ederek ulaştık. Burada geçici olarak alınan müze kartlarını gerçeğine çevirma şansını yakaladık. Ancak belediyenin aldığı karar doğrultusunda aracımıza kesilen otopark parası biraz sinirlerimizi bozmuştu. Kapıdan girerken biraz daha tecrübeli olduğumuzu hissederek, yine bize modellilk yapmaktan çekinmeyecek olan Gamze arkadaşımız için kırmızı bir şal aldık. Kaldı ki kırmızı şal kendisine ve o güzel yüzüne gerçekten çok yakıştı. Şu ana kadar gördüğüm fotoğraflardan bu sonucu çok rahat çıkartabiliyorum.
Grubumuzda bulunan Arkeoloji öğrencisi Ali arkadaşımız Akrapol ile ilgili bilgilerini gezi süresince bizim ile paylaşmaktan çekinmedi. Ancak gezinin bir yerinde gelen müze görevlileri kokartsız kimselerin bu şekilde bilgi vermesinin yasak olduğunu söyledi. Biz de bundan sonrasına daha kısık ses ile devam ettik. Akrapol'ün içinde yine modelli ve modelsiz güzel çekimler yapabilme fırsatını yakaldık. 17:30'da kapatıldığını bildiğimiz Akrapol'den hemen hemen yarım saat önce ayrılma kararı aldık ve toplandığımızda bir hatıra fotoğrafı için yabancı bir beyfendiden yardım istedik. Ve neşesiyle tavırları ile bir sonraki fotoğrafta kendisi de bizim yanımızda yerini aldı. Tekrar Bergama'ya indiğimizde diğer grubunda toplanma yeri olarak seçtiğimiz yere geldiklerini ve hatta yorgunluk çayını içebileekleri bir kahvehane bulduklarını gördük. Hemen masalarında sandalye üzerinde yerimizi alıp günün hem değerlendirmesini yaptık hem de ayaklarımıza inen yorgunluğu azda olsa uzaklaştırma fırsatını bulduk. Bu arada yağmur da bir parça olsa da kendini ayaklarımızın altına serdi yorgunluğumzu verdiğini huzurla bir nebze daha uzaklaşmasını sağladı. Belki o an hiç gitmek istemedik ama artık dönüş zamanıydı. Aracımızda yerimizi aldık.
Geri dönüş yolunda Menemen'deki yol yapım çalışmasından dolayı kilitlenen trafikte uzun süre geçirdik. Bu hepimizi germiş, yorgunluğumuza sinir katmıştı. İnip yürüme ihtimalimiz olmadığı için gözlerimizi ve kulaklarımızı biraz daha kıstık ve bir süre sonra teker daha hızlı dönmeye başladı. Artık İzmir yakındı. Yorgunluğumuzu bir an es geçip Kordon'da biraz zaman geçirme fikri belirdi ancak arabadan indiğimizde ne kadar yorgun olduğumuzu farkettik. Konak Meydan'ında başlayan Bergama hikayemiz yine Konak Meydanında kazasız sıkıntısız sonra ermişti..
Bir daha ki gezimizde görüşmek üzere. Fotoğraf ile kalın.

























Yorumlar
teşekküler arkadaşlar
katılan tüm arkadaşlara sonsuz teşekkürler… Bir sonraki gezide görüşünceye kadar esenle kalın
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.