Terkedilmiş Köyler / Karaburun Yarımadası
Perşembe, 11 Mart 2010 17:29
Tayfun Evcil
Terkedilmiş köyleri çok önceleri bir web sitesinde okumuştum ve İzmir Fotoğraf Kulübününde böyle bir gezi yapacağını öğrenince -Serkan sayesinde- bu fırsat kaçmaz dedim. Kaydımı yaptırdım ve gezinin olacağı günü ipne çekmeye başladım :)
O gün geldiğinde yeni insanlarla tanışacak olmam ve uzun zamandır gitmek istediğim Karaburun yarımadasını görecek olmam bende büyük bir heyecan yarattı açıkçası. Kıyı şeridin de bulunan Karaburun, Mordoğan ve adını bilmediğim onlarca küçük köy ve kasaba bizleri bekliyordu. Tabii bir de terkedilmiş köylerimiz...
Birçok terkedilme nedeni olan bu köyler Çeşme ve Karaburun çevresinde onlarca var.
Geziye ilk defa katıldığım İzmir Fotoğraf Kulübüyle katıldım. Kalabalık bir grupla yola çıktık. Benim bulunduğum araçtaki arkadaşlarım gerçekten çok eğlenceliydi ve yolda hiç sıkılmadan bol bol gülerek gittik :)
Son Güncelleme ( Perşembe, 11 Mart 2010 17:42 )
Selçuk'tan Şirince'ye "Şirin mi Şirin"ce Bir Gezi
Cumartesi, 28 Kasım 2009 11:12
Batıgün Sarıkaya
Bir Fotoğrafçı için umut dolu bir gezi gününde, sabahın erken saatlerinde tutku ve heyecanla uyanmaktan daha güzel bir şey yoktur herhalde. Gece ne kadar geç yatmış olursa olsun, sabahın ona hangi maceraları yaşatacağı, hangi görüntüleri getireceği konusundaki heyecan ve merak duygusu bahsi geçen fotoğraf-severin dünyasını belirleyen unsurlardan biridir.
İFK üyeleri olarak fotoğraf yolculuklarımızda hemen hepimiz bu duygusal hazırlıkları ve mutlu karşılaşmaları yaşıyoruz her gezimizde yeniden. Bu kez yolumuz, bizi Selçuk’a, oradan da Şirince’ye ve Efes’e götürecekti. Üstelik de önemli bir araç değişimi ile… Önceki gezilerden alışık olduğumuz midibüsler yerine, Selçuk’a kadar trenle gitme fikri zaten İFK forumlarında heyecanla karşılanmıştı. Evet, birçok arkadaş trenle seyahatin gezinin halet-i ruhiyesine inanılmaz ölçüde katkı sağlayacağından emindi. Nitekim gezimiz başlar başlamaz, bunun tam da böyle olduğu anlaşıldı.
Son Güncelleme ( Çarşamba, 06 Ocak 2010 17:31 )
|
(-) orta Tire :)
Pazar, 01 Kasım 2009 18:08
ihsan kahraman
Uzun zaman sonra, yeni bir gezi ile sezonu açmış bulunuyoruz :) her zaman olduğu gibi konak meydanında toplanmak için sanal dünyadan sözleştik. üzülerek yazıyorum konak meydanına en yakın kişi olarak otobüse en son binen kişi olma ünvanını akgün'den ben almış bulunmaktayım:( her zaman ki heyecan ve aramıza yeni katılan arkadaşların verdiği enerji ile biz bir anda Tire sınırlarına dayandık Sonmex turizm hizmetlerinden Önce zabıta amiri bizi karşıladı, açıkcası yağan yağmur morelimizi biraz bozdu etrafda ki eski binaların içine dağıldık fakat işler umduğumuz gibi gitmedi madem mutsuzluk kaçınılmaz tadını çıkaralım dedik :) hemen pozitif davranarak negatif havayı kandırdık ve güneş yüzünü gösterdi bize bu çözüm her zaman işe yarar unutmamak lazım amaç kaliteli zaman geçirmek. dostlar, arkadaşlar, aşıklar ,abiler ablalar, neşe içinde sokaklara daldık kimi arkadaşlar yoruldu kimisinde enerji fazlalığı vardı...
Son Güncelleme ( Çarşamba, 06 Ocak 2010 17:30 )
Tadı damağımızda kaldı Tuz'un
Salı, 04 Ağustos 2009 22:53
ihsan kahraman
İlk gezi kararı alınırken doğrusu defalarca gittiğim bir mekan olduğu için gitmek istemedim...
O muhteşem gün gelip çattığında kendimi saat kulesinin önünde buldum en erken ben gitmiştim çünkü :) sonra gelmeye başladı muhabbet fedaileri bir an önce yola koyulmak istedik nedense İzmir alev, alev yanıyordu belkide hüzünlendi kimbilir...
Muhteşem bir sonmex turizm aracı ile yola koyulduk hız meraklısı biri olduğum için ilk dikkatimi araç kaptanı çekti babacan bir adam Ya nasip dedik kendimizi bornova çıkışında bulduk ...
Son Güncelleme ( Pazar, 31 Ocak 2010 19:38 )
Ayvalık Kalbimin U Cunda
Salı, 30 Haziran 2009 14:55
Batıgün Sarıkaya
Bütün kalbimi fotoğrafla doldurmuştum; hatta gece uykuya teslim olmadan önce ertesi günkü gezide güzel anları kaçırmaması için gözlerime, deklanşöre makinemi titretmeden basması için parmaklarıma ve güzel fotoğraflar düşünebilmek için zihnime güç versin diye, Tanrıya dua etmeyi ihmal etmemiştim. Bu tür zamanlarda sabah olmak bilmez bir türlü. Ertesi günün heyecanı, daha geceden başlar. Bu gece de öyle bir yaz gecesiydi. “Bir yaz gecesi rüyası” gibi güzeldi her şey.
Sabah yola çıkma vakti geldiğinde, yolculuklara alışkın ruhum kendini sokaklara atmak için sabırsızlanıyordu. Gözkapaklarımın kapanma isteğine karşı çıkan bu ruh, beni sokaklardan sokaklara, insanlardan insanlara sürükleyecekti gün boyunca. Yaşanabilecek tüm güzellikleri bu fotoğraf sevdalısı ruhun önceden kestirebildiğine ikna olmuştum artık.
Son Güncelleme ( Çarşamba, 06 Ocak 2010 17:33 )
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 / 2 |